HüZüN
artık ben yaşayan biriyim;
rakamlarda esrar aramayan,
kelimelerden hesap soramayan,
hedefine varamayan biriyim..
artık ben sıradan biriyim..
Öylesine sıradan,öylesine mahcup
ve "öylesine" bir adam.
binlerce insanı bir meydana doldurup;
çekin birini aradan:
işte ben "aradan" biriyim.
üzgünüm..yenemez hüznümü artık
gelip konsa da yeniden gözlerime
bir zamanlar gözlerimden kayıp
şehrin sokaklarında buharlaşan
o bakışlar
gelip konsa da gözlerime,
üzgünüm..
süzülüp kulaklarımdan kadife misal,
düşse de o sözler tekrar
ruhumun en bakir yerine
yenemez hüznümü artık...
Gönderen
Engin KAMBER
zaman:
Perşembe, Temmuz 26, 2007
0
yorum
SeNi hEp sEvEcEğİm
Biliyorum bir gün bu şehirden gidecek, beni mazine gömeceksin... Giderken elinde valizin ve yüreğinde bastırdığın bir sevinç olacak... Kaybettiğim mutluluk köz köz akarken gözlerimden, buruk bir vedayla yollayacağım seni yuvana... Önünde yürürken simsiyah ıslığımla, tayfanın fırtınaya duyduğu öfkesiyle, susarak haykırırken kaderime, ve düşerken bir hazan yaprağı gibi yolunun üzerine, sen, aldırmadan çiğneyip geçeceksin... Biliyorum beni mazine gömeceksin. Sen başka güneşlerin kızıllığında gülerken doya doya, seni sensiz yaşayan, kendini sana yazılan ama duyuramadığı şiirlerinin dizelerine asan, kalemine kanını mürekkep yapıp; seni sensizlikte arayah bu şairi hiç düşünmeyeceksin... Ama ben yinede; elini ilk tutabildiğim anla ısınıp, ilk öpüştüğümüz anla uçacağım... Sonra ayrılık bir yılan gibi yüreğime sızınca, sarhoş sızılar içinde kıvranacağım... Biliyorum, bir gün çevresini, şatafatlı gecelerde, iltifat kokan ağızların sardığı, yönünü bulamayan bir göçmen kuşa benzediğinin haberini getirecekler bana... Ben hatırlatıldığımda belki de: "Bir çocukluktu geldi geçti..." değinin haberini... Halbuki bende, o mutlu günlerde gizlice alıp sakladığım, muska niyetiyle hala göğsümde taşıdığım, bir kaç saç telin kalacak... Bu şehrin her köşesinde karşıma çıkacak, her kar yağışında lapa lapa, her yağmurda sağnak sağnak aklıma düşeceksin... Biliyorum... Ayaklarım birlikte gidilen mekanlara götürürken beni, ararken beni bekleyen bir masada gölgeni, hayal kırıklığımla sığınarak umuduma; gelmeni bekleyecek, SENİ HEP SEVECEĞİM... Biliyorum, son bir kez olsun geleceksin bu şehire... Ve beni görüp, belki de güleceksin; "Sen hala oralarda mısın?..." diye. Şiirlerimi uzattığımda ellerim titreyecek, bir sevda buseni vermeni bekleyeceğim... Sen omuz silkeleyip, her zaman yaptığın gibi: "Ne yapalım sevmek işte böyle" diyerek sevilmenin bencilliğinde, gülecek ve tekrar bu şehirden gidecek, beni mazine gömeceksin...
Gönderen
Engin KAMBER
zaman:
Perşembe, Temmuz 26, 2007
0
yorum
AşKı AnLaT BaNa
Yüreğim masum bir çocuk yüzüydü…
Sevmesini bilmezdim ben,hayran olurdum ama biterdi hemen…Ama sevmenin güzel bir şey olduğuna inanırdım,inancımı kaybetmezdim..
Sonra seni gördüm yüzüme gülümseyen bir bebek yüzüydün,belliydi sende masum bir çocuktun ..
Sana baktım,güldüm,sonra sevmenin ne demek olduğunu anladım…Halbuki abimin sevgilisi vardı ama…Keşke anlatsaydın abi,’’deseydin sevmek çocuk oyunu değil,sevmek anlatılamayacak duygularının olması demek deseydin’’…
Küçük yüreğim kaldırmadı O nu sevmeyi,ifade edemedim kendimi,ağladım…
Polyannacılık oynadım kendi kendime…Teselli aradım…Onu sevdiğimi bilmesede işte karşımda dedim…Yanımda kalacak sandım!!!Bilmiyordum ki…
Söyleseydin ya,deseydin ya‘bak DÜŞLERİN KIZI gelen gider…’
Bilmedim gideceğini,yanıbaşımda sandım,gitti,küçük yüreğim kaldırmadı,O nunla bitti…
Aslında aslında bana tek şey söyleseydin abi…
Deseydinki:’’sevmek yarı ölmektir’’……..
Gönderen
Engin KAMBER
zaman:
Perşembe, Temmuz 26, 2007
0
yorum
eNgİn kAmBeR
Ateş bir gün suyu görmüş yüce dağların ardında
sevdalanmış onun deli dalgalarına.
Hırçın hırçın kayalara vuruşuna,
yüreğindeki duruluğa
Demiş ki suya:
Gel sevdalım ol,
Hayatıma anlam veren mucizem ol...
Su dayanamamış ateşin gözlerindeki sıcaklığa
al demiş;
Yüreğim sana armağan...
Sarılmış ateşle su birbirlerine
sıkıca, kopmamacasına...
Zamanla su, buhar olmaya,
ateş, kül olmaya başlamış.
Ya kendisi yok olacakmış, ya aşkı...
Baştan alınlarına yazılmış olan kaderi de
yüreğindeki kederi de
alıp gitmiş uzak diyarlara su...
Ateş kızmış, ateş yakmış ormanları...
Aramış suyu diyarlar boyu,
günler boyu, geceler boyu
Bir gün gelmiş, suya varmış yolu
Bakmış o duru gözlerine suyun,
biraz kırgın, biraz hırçın.
Ve o an anlamış;
aşkın bazen gitmek olduğunu.
Ama gitmenin yitirmek olmadığını....
Ateş durmuş, susmuş, sönmüş aşkıyla.
İşte o zamandan beridir ki:
Ateş sudan,
su ateşden kaçar olmuş..
Ateşin yüreğini sadece su,
Suyun yüreğini
Sadece ateş alır olmuş...
Gönderen
Engin KAMBER
zaman:
Pazar, Temmuz 22, 2007
0
yorum
Etiketler: ÜLKÜ ÖZAKGÜN
bUdA KuZeN'SsSs
Gönderen
Engin KAMBER
zaman:
Perşembe, Temmuz 19, 2007
0
yorum
TaTiL Bi aYrI YaWwWwW
Gönderen
Engin KAMBER
zaman:
Çarşamba, Temmuz 18, 2007
0
yorum
UzAkLaŞ
Daha küçük A$kLara katLanamaz ßenimLe öLürsün...
Uzaklaş! Yoksa sana dokunurum, yoksa yasak tanımam,
günahkâr olurum, günahım olursun..! Kaç! Görme, görürsen hatırlama, hatırlarsan ağlama..! Gelme! Yoksa sana dokunurum, dudaklarına konarım, gözlerini esir alırım kölem olursun, gecelerce kölen olurum... Yakınma! Didik didik ederim hayatını, benden başkasına yaşatmam seni, tarihini vururum, anılarını asarım,yüreğine kendimi bedeninde yatıya kalırım, teninde beklerim geleceğimi... Yaklaşma!Seni alırım, senin olurum, özgürlüğüm yoldaş olur yanına, sensiz düşüncelerim toprak olur, taparım sana, yatağına tapınak derim, yüzünde güneşler beklerim... Git! Gitmezsen sana dokunurum, sahiplenirim seni, sana aşkı yaşatırım, daha küçük aşklara katlanamaz benimle ölürsün...
BEN ÇOKTAN TERKETTİM SENİ
Yârime uzanmayan bütün dallarım kırılsın" demiştin Aşk içinde doğmuşsa nereye kaçabilirdi? Ne tuaf değil mi? İçimi acıtanda sendin Acımı dindirecek olanda \"Ya öldür beni\"dedim Ya da git benden İçi bulanık bir sevdanın ucunda Seni kaybettim Aldırmadın aldırmalarıma Bir gecede yakıp yârini Şafaklara sattın ihanetini Küllerime basanlar bile utandı yaptığından İşte soluk bir ömrün son nefesi Benden İçimden Terkediyorum seni
24 Şubat
BULDUNUZ MU DOĞRU İNSANI ???????
Yanlış insanla tanışmamızı istedi. Doğru insanı tanımadan önce,böylece en sonunda doğru insanla tanıştığımızda, bu hediyenin ne yüce olduğunu anlamamız için. Belki mutluluk kapısı kapandığında, başkası açılıyordur. Fakat böyle zamanlarda kapanan kapıya öyle uzun bakarız ki, bizim için açılan diğer kapıyı görmeyiz bile. Belki en iyi arkadaşlık, sallanan bir koltukta beraber sallandığınız, tek bir kelime etmediğiniz ve giderken bunun hayatınızdaki en iyi sohbet olduğunu düşündüğünüz kişilerde saklıdır. Belki, elimizde olanın kıymetini kaybettiğimizde anladığımız doğru olabilir, fakat elimize gelene kadar, neler kaçrdığımızın farkına varamadığımız da doğrudur. Birine sevginizin tümünü sunmak, asla sizi de aynı şekilde seveceğinin garantisi değildir. Sevgiye karşılık beklemeyin; sadece sevginin karşıdakinin kalbinde büyümesini bekleyin. Fakat olmazsa da, sizin kalbinizde büyüdüğüne emin olun. Birine çarpılmak için bir an yeterlidir, birinden hoşlanmak bir saat ve birini sevmek için de bir gün yeterlidir... Ama birini unutmak bir ömür sürer. Görünüşe aldanmayın; kandırıcı olabilir. Zenginliğe aldanmayın; yok olup gidebilir. Sizi güldüren birini seçin. Çünkü karanlık bir günü aydınlatan tek şey bir gülümsemedir. Kalbinizi gülümsetebilen birini bulun. Öyle zamanlar vardır ki, bazen birini öylesine çok özlersiniz ki, onu hayallerinizden çıkarıp, gerçek hayatta kucaklamak istersiniz. Hayal etmek istediğiniz şeyi hayal edin, gitmek istediğiniz yere gidin, olmak istediğiniz kişi olun, çünkü yaşayabileceğiniz tek bir hayatınız var. Ve tüm bunları yapabilmek için tek bir şansınız... Sizi tatlı kılacak kadar yeterli mutluluğunuz olsun, güçlü kılacak kadar acı deneyiminiz, insan kılacak kadar üzüntünüz, ve sizi mutlu kılmaya yetecek kadar umudunuz olsun. Daima kendinizi başkalarının yerine koyun. Eğer kalbiniz acıyorsa, o kişininkiler de acıyordur. En mutlu kişiler, her şeyin en iyisine sahip olanlar değildir, onlar karşılarına çıkan her şeyin değerini en iyi bilenlerdir. Mutluluk; ağlayanlar, incinenler ve çabalayanlar için vardır. Çünkü böyle insanlar, hayatlarına giren her insanın önemini takdir edenlerdir. En parlak gelecek, unutulmuş bir geçmişin üstünde yükselir. Geçmişinizdeki kalp kırıklıklarını ve hataları silemezseniz, hayatın içinde ilerleme şansınız olmaz.
Gönderen
Engin KAMBER
zaman:
Salı, Haziran 19, 2007
0
yorum
SEVDİKTE NE OLDU TEKEL ZENGİN OLDU...
Gönderen
Engin KAMBER
zaman:
Perşembe, Mayıs 24, 2007
1 yorum
ALLAH KAHRETSİN
Gönderen
Engin KAMBER
zaman:
Pazar, Mayıs 20, 2007
0
yorum
İSTEDİĞİN YABANCI KLİPLERİ İNDİRMEDEN İZLE
Gönderen
Engin KAMBER
zaman:
Çarşamba, Mayıs 16, 2007
0
yorum
AŞK VAR MI? YOKSA YOK MU?
Gönderen
Engin KAMBER
zaman:
Pazartesi, Mayıs 14, 2007
0
yorum
Etiketler: Engin KAMBER
YOLUN DÜŞERSE OKU
Aşk gider,acısı kalır..
Aşk için bahar.Tehlike her yerdedir...Vuruluverirsin hiç ummadığın birine.Ama öyle çarpar ki kalbin, duracak gibi aldatır seni.Bahardan sonra yaz gelir...Hepimiz biliriz, sabun köpüğü gibidir yaz aşkları.Bence öyle basit değil.Henüz silinmedi hiçbirinin yarası benden.Aşk gitti ama acısını bıraktı, iz kaldı.Güz aşkları mevsimine dönünce dönence, pencereye sinmiş insanlar gelir gözümün önüne.Ve yavaş yavaş görünürler etrafta.Kimi yaza girerken terk ettiği aşkını, kimi yaz aşkını düşünür.Kimi ayrılık planlar ama hala yüreği yanar.Kimi terk edilmişliği sindirmeye çalışır.Çok azdır taze aşk yakalayan. Sanki bir doğum öncesi ölüm gibidir.Sonra kış gelir.Kimi yüzsüzler yazın hiç aldatmamış gibi eski sevgilisine döner;kimi sadıklar kavuşur...Kimi yalnızdır, kimi yorgun...O yorgunlar için kış uykusu başlar...Belki de taze baharlara, taze aşklara enerji depolarlar...Aşk dört mevsimdir herkesin sözlüğünde.Ama nedense bana bu anlattıklarımı çağrıştırmaz.Saçmaladım belki de bir paragraf boyu.Yalan attım.Aslında doğru olsalar bile yalanlardı çünkü, hissetmediklerimi yazdım.Ezbere konuştum.Aşk , kelimesi içimde gebe olduğum bir kelimedir.Her duyuşumda doğum sancısı çeker, doğuramam.Ama gözlerimin önüne o gelir.Sadece bir bakışına karın ağrıları, suyla yatışmalar.Bir tebessüme ömür bulmak.İtiraf.Saatler süren telefon konuşmaları.İlk duygular, çocuksu güzellikler.Ve sonra..... Nefessiz kalmacasına ağlamalar.Izdırap çığlıkları...Kış..Kış..Kış..... Azap....Ve sonunda doğan gün....Hemen her mevsim aşık olmuşumdur birilerine....Hatta sonbaharda bile...Ama onca ufaklı büyüklü sevda içinde, böylesine derinde var olan,böyle yaktı mı iz bırakan, bu kadar çaresiz bırakan,bu kadar arzu illetine hasta eden, bu kadar dizginsiz, sorgusuz,başına buyruk, acımasız, bu kadar bugünsüz sevda görmedim.Ve işte hiç biri böyle koyup, böyle yıkıp gitmedi.Ondan önce hiç biri içimden bir şey götürmemişti.Ondan sonrası zaten götüremez çünkü, götürülecek bir şey kalmadı..İşte o insan, beni aşka karşı böyle kelimesiz böyle hayretli, böyle çaresiz, isteksiz bırakıp gitti..Şimdi ben nefretten bile aciz isem bana bir şeyler borçlu.İçimden söküp aldığı bir şeyleri.Bana beni borçlu.Herkesi seven o sersem yüreğimi..Benden alıp kaçtığı o masum çocuğu borçlu.Bana bir dün, birde yarın borçlu.Benim ne günahım vardı da aşk için üç kelime etmekten aciz kalacaktım.Benim ne günahım vardı da her mevsim başka meyve yemek varken iştahsız kalacaktım.Yoktu elbet günahım..Onunda yoktu ya..Öfkem susmama engel...Ama ikimizin de suçu yoktu...Suçlu yoktu..Benim mevsimim sonbaharsa, yaza, kışa, bahara dönmez...Benim gibilerin nasibi pencere önüne sinip, mazide yaşamak,kendinle kanlı bıçaklı düellolar yapmak...Kendinle savaşmak , hırpalamak...Yaptığının farkına varıp ,bir de üstüne onun için cezalandırmaktır.
Gönderen
Engin KAMBER
zaman:
Perşembe, Mayıs 10, 2007
4
yorum
Etiketler: Engin KAMBER
METRO FM ,JOY FM,SÜPER FM DİNLE
Gönderen
Engin KAMBER
zaman:
Pazartesi, Mayıs 07, 2007
0
yorum
KARA SEVDA
Gönderen
Engin KAMBER
zaman:
Pazartesi, Mayıs 07, 2007
0
yorum
Etiketler: Abdullah TUNÇ
BANA AŞKI ANLAT
Gönderen
Engin KAMBER
zaman:
Pazartesi, Mayıs 07, 2007
0
yorum
AŞKI ANLAT
bir nisan sabahı kızkuLesinde denize damLattıkLarı mı bir genç kızın..
gözLerinde parıLdayan mısın kavuştuğunda bir çift eLin..
umut musun..
hayaL misin..
hüzün müsün..
yoksa yaLnızca tebessüme inat,uçsuz bucaksız ummanlarLa rekabet derdinde bir kuyu mu..
sahi nedir rengin aşk..
pembe değiLsin.. çünkü sana sahip oLanLarın bir yanı eksik kaLıyor..
yeşiL değiLsin çünkü yeşiL insana huzur veriyor..
kırmızısın.. kan rengi gibi.. kanayan bir tarafımı hatırLatırsın bana.. acıtır..
siyahsın.. en zifiriLerinde gecenin,her çırpınışımda biraz daha batarım karanLığın kuytuLarına..
aşk.. acıtıyorsun ama..
yine de aşığım sana..
Gönderen
Engin KAMBER
zaman:
Pazartesi, Mayıs 07, 2007
0
yorum
AŞK
Gönderen
Engin KAMBER
zaman:
Pazartesi, Mayıs 07, 2007
0
yorum
Etiketler: Erol DURAN
AŞK VE SEVGİYE DAİR
Aşk ikidir sevgi bir; Aşk yalan,sevgi gerçektir. Aşk sudur,sevgi susuzluk. Bu yüzden sevgi hasrettir, Özlemektir,beklemektir. Asıl maharet: Susuzken suyu içmek değil Karşısına geçip seyretmektir. Aşk haykırmaktır,sevgi ağlamak; Aşk açmaktır,sevgi katlamak. Sevgi saklamaktır Yüreğini,gözlerini Ve de ellerini saklamak Bahar geldiğinde… Bir çiçeğe,yeşile,çimene Aşık olamazsın ama seversin. Arkadaşına aşık olamazsın Ama seversin. Toprağa fidanı aşkla değil Sevgiyle dikersin. Sevgi için ölünür,aşk öldürür. Aşk kıskançtır,nankördür Sevgiyi öldürür. Aşk Kabil’dir,sevgi Habil. Aşkla sevgi aslında kardeştir Babaları insandır,Adem’dir Aşk için şiirler yazarsın, Şarkılar yaparsın; Sevgiyi anlatamazsın. Çünkü yüreğine sığdıramazsın. Kalbini aşka kapatabilirsin Ama sevgiye kapatamazsın Sevgi gizli,aşk aşikardır. Yüz vermeyince unutursun Sen aşığım diye daha kendini kandır. Dedim ya sevgi gerçek,aşk yalandır. Dahası da var: Aşkın gözü kördür, Fazla naz aşık usandırır; Aşk oyun,aşık oyuncaktır. Sevgi ise yaşamdır,hakikattir. Aşk aceledir, Sevgi usul usul sabırlıdır. Acele işe hem şeytan karışır. Aşk ateşlidir Çünkü hastalıklıdır. Sevgi ılıktır Çünkü sağlıklıdır. Velhasıl bu iki kardeşin hikayesidir Aşka ve sevgiye dair…
Gönderen
Engin KAMBER
zaman:
Pazartesi, Mayıs 07, 2007
0
yorum
Etiketler: ÜLKÜ ÖZAKGÜN
İLK AŞKIMDIN SEN
Gönderen
Engin KAMBER
zaman:
Pazartesi, Mayıs 07, 2007
0
yorum

















.jpg)












